Haber Tüneli > Sağlık |

Umutsuzluk neden ölümcül hastalık bir hastalıktır?

“İnsan, sonsuzluk ile sonlunun, geçici ile kalıcının, özgürlük ile zorunlunun bir sentezidir. Kısaca sentezdir” Sonsuzluk ile geçici olanın arasında kalan bu insan, sonluluğundan kaynaklanan bu tedirginliğinden, bir umutsuzluk içinde kalır ki işte insan için varoluş serüveni de tam da bu noktada başlar.

Umutsuzluk neden ölümcül hastalık bir hastalıktır

Haber Tüneli | Haber Merkezi

Kierkegaard “Hekimlerin dedikleri gibi nasıl tam olarak sağlıklı bir insan yoksa, yakından bakıldığında, içinde tedirginliğin, bir bozukluğun, bir uyumsuzluğun, nereden kaynaklandığı bilinmeyen veya hatta bilmeye cesaret edilemeyen bir kaygının, dış bir olaydan kaynaklanan bir kaygının veya kendiliğinden olan bir kaygının bulunmadığı ve umutsuzluktan bağışık tek bir insanın da olmadığı söylenebilir…”

UMUTSUZLUĞUN KAYNAĞI NEDİR?

Bu umutsuzluğun temel kaynağı sentez oluşumuzdan dolayı içimizdeki sonsuzluktur. Nitekim sonsuzluğu hissetmeseydik kaygılarımız, dünyaya sıkışıklık duygumuz da olmayacaktı. Bu açıdan umutsuzluk sonsuzluk kaygısının bir tezahürü olarak karşımıza çıkar. Her insan da umutsuzluğun bir şekilde olacağını ifade eden Soren Kierkegaard bu kaygıyı hissetmeyen insanları “umutsuzluğun bilincinde olamamaktan doğan bir umutsuzluk biçimi” içinde görür. Bu açıdan bakıldığında ben’in kendini, varlığını, sonluluğunu hissedip imana atılmasını sağlayan temel etkenlerden biri de bu umutsuzluğun insan da görülmesidir. Bu umutsuzluğun olmayışı “sefaletlerin en kötüsü” , insanın kendi içine dönemeyişini etkileyen en temel etkendir. Bu sebeble umutsuzluğa yakalanmak “kutsal bir şanş” , ben’imizin farkına varıp imana atılmamızı etkileyen en temel noktadır. “Rahatsızlığı hissetmemek umutsuzluğun ta kendisidir.” diyen Soren Kierkegaard bu tarzdaki umutsuzluğa büyük önem vermiştir.

UMUTSUZLUK VE YAZGI ARASINDAKİ BAĞLANTI

“Umutsuzluk tam da insanların tinsel yazgılarının bilincinde olmamalarıdır.” Diyen Soren Kierkegaard insanın yaratıcısıyla bağlarını koparması halinde umutsuzluk uçurumundan düşeceğini, yolunu kaybetmiş yolcu gibi çöllerde serap göreceğini ifade etmektedir. Çıkış yolu olarak ise iman etmeyi gören Kierkegaard umutsuzluğun sona ermesinin formülünü şu cümlesiyle özetler: “tam olarak Hristiyan olunmadıkça insanın içinde her zaman bir umutsuzluk tohumu kalır.” İmanı “kendi olarak ve kendi olmayı isteyerek, kendi öz saydamlığı içinde Tanrı’nın içine dalmak” olarak tanımlayan Kierkegaaard umutsuzluğun nihai ölçüde ya kendi olmamayı isteyişten ya da tanrıya meydan okuyuştan kaynaklanacağını söylemektedir. Bu nokta da imanı (kendi saydamlığı içinde Tanrıya dalmayı) umutsuzluğun sona ermesinin formülü olarak sunan yazar günahı umutsuzluk olarak görmektedir. Çünkü Kierkegaard’a göre günah; “Tanrı önünde kendi olunmanın istenmediği umutsuzluktur veya kendi olunmanın istendiği umutsuzluktur.”

Umutsuzluk ben bilincinin oranı ölçüsünde yoğunlaşmaktadır. Benin ölçüsü tanrı olduğunda sınırsızlaşmaktadır. “Yanlışlığı günah yapan şey, suçlunun Tanrı karşısında olduğunun bilincidir.” Bu bakımdan günah erdemin değil, inancın zıddıdır ki, bir fiili günah yapan en temel nokta kimin karşısında olduğudur. Eğer bir fiil Tanrı karşısında işleniyorsa günahtır ki insan Tanrının karşısına ben’i ile çıkar. “Günahın ne olduğunu ve her zaman Tanrı karşısında olduğunu bilmeyerek tamamen insansal bir ölçüyle yetinen, daha çok pagan görüştür. Hayır günahın zıddı, Havarilerin Romalılara söylediği gibi inançtır: İnançtan kaynaklanmayan her şey günahtır. Ve günahın zıddının erdem olmayıp inanç olması, Hristiyanlığın en belli başlı tanımlarından biridir”

"ÖLÜM HASTALIKLARI SONA ERDİRİR"

“Ölüm hastalıkları sona erdirir, ama kendi içinde bir son değildir. Ama “ölümcül hastalık”, dar anlamda kendisinden sonra hiçbir şey bırakmadan ölüme varan hastalık demektir. Ve umutsuzluk budur.” Umutsuzluğu ölümcül hastalık olarak tanımlayıp, imana kapı aralayan temel bir sancı olarak gören Kierkegaard, insanın ikircikli yapısı ve sonsuzluk karşısında bir ben olup olmama içerisinde verdiği bu umutsuzluğa kapılma savaşından ancak ben’in kendi saydamlığı içerinde yaratıcısına dalmakla (iman etmekle) kurtulabileceğini söyler.

Etiketler »  

0 Yorum   Yorum Ekle
Kritik uyarı Bu ilaçlar kısırlık yapıyor
Kritik uyarı: Bu ilaçlar kısırlık yapıyor

Fransız ve Danimarkalı bilim insanlarının son araştırmasına göre, etken maddesi ibuprofen olan ve...
Sağlık | 09:50, 10 Ocak 2018 Çarşamba


4 günde zayıflatan tarif
4 günde zayıflatan tarif

Fazla kilolarınızdan şikayetçi iseniz size güzel bir haberimiz var. 4 Günde Zayıflatan Tarif...
Sağlık | 16:55, 08 Ocak 2018 Pazartesi


Bağırsaklarınızı temizleyecek mucize meyve
Bağırsaklarınızı temizleyecek mucize meyve

Kışın bağışıklığı güçlü tutabilmek hastalıklardan korunmak için C vitamini alımı oldukça...
Sağlık | 23:30, 05 Ocak 2018 Cuma


Ayakkabı vurması nasıl önlenir
Ayakkabı vurması nasıl önlenir?

Ayakkabı vurmasına çözüm önerileri ve pratik yöntemler oldukça fazladır. Ayakkabı ayağınızı...
Sağlık | 20:58, 05 Ocak 2018 Cuma


Down sendromlu çocuğu terörist diye polise şikayet ettiler
Down sendromlu çocuğu terörist diye polise şikayet ettiler

Amerika'nın Teksas eyaletinde skandal bir olay yaşandı. 6 yaşındaki Down Sendromlu Muhammed...
Sağlık | 08:25, 04 Aralık 2017 Pazartesi


Dünya yanıklar için geliştirilen bu tedaviyi konuşuyor
Dünya yanıklar için geliştirilen bu tedaviyi konuşuyor!

Brezilyalı doktorlar, ağır yanık hastaları için tıpta devrim yaratacak bir buluşa imza attı....
Sağlık | 12:52, 27 Kasım 2017 Pazartesi


En Çok Okunanlar